Arabada geçen 1 saatte sesli kitapla neler değişti

Son aylarda işe gidip gelirken arabada sesli kitap dinlemeyi alışkanlık haline getirdim. Trafikte geçen o bir saat bir anda ölü zaman olmaktan çıktı. Sesli kitap sayesinde aylardır elimin değmediği, rafta sırasını bekleyen bir sürü kitabı bitirir oldum. Ama bu yazıyı yazma sebebim sadece güzel yanını anlatmak değil, dürüst bir iki şey de söylemek istiyorum.
Çünkü sesli kitap harika bir şey, ama her derde deva değil. Nerede iyi gittiğini, nerede yetmediğini kendi deneyimimden yazayım.
Sesli kitap okumanın yerini tutuyor mu
Açık konuşayım, bence tutmuyor. Gözle okurken durup düşünüyorsun, bir cümlenin altını çiziyorsun, iki sayfa geri dönüp tekrar bakıyorsun. Kitapla aranda bir tempo kuruyorsun. Seslide ise akış devam ediyor, bir yeri kaçırdığında geri sarmak o kadar kolay olmuyor ve bazen dalıp gidiyorsun. Yoğun, üstüne düşünmen gereken kitaplarda bu eksikliği net hissediyorum.
Yani sesli kitap dinlemeyi okumanın yerine koymuyorum. Onu daha çok, hiç okuyamayacağım bir zamanı kitaba çevirmenin yolu olarak görüyorum. İkisi ayrı şeyler ve ikisi de kıymetli.

Ama trafikte ve yolda bambaşka bir şey
İş bir de arabada, yürüyüşte ya da sporda olunca değişiyor. O anlarda zaten okuyamazsın, ellerin ve gözlerin başka yerde. İşte sesli kitap tam oraya oturuyor. Trafikte sinir olacağıma bir bölüm ilerliyorum, eve varınca gün boşa geçmemiş gibi hissediyorum. Ölü zamanı değere çevirmenin bulduğum en iyi yolu bu oldu.
Bir de şöyle bir yan etkisi var, kitap dinlerken trafik daha az sinir bozucu geliyor. Kornaların arasında bir hikayeye ya da bir fikre dalınca yol kısalıyor. Gündüzleri biz Gurmehub’da yazılım ve ürün işiyle uğraşıyorum, gün yoğun geçiyor, o yüzden bu yol saatleri benim için bir çeşit kitap molasına dönüştü.
Hangi kitaplar seslide daha iyi gidiyor
Kendi deneyimimden söyleyeyim, anlatıya dayalı kitaplar seslide çok iyi gidiyor. Biyografi, hikaye, üzerine çok not almadan akıp giden kişisel gelişim kitapları kulakta güzel duruyor. Ama içinde tablo, formül, çok sayıda veri olan teknik kitaplar seslide zorluyor. Onları basılı almak, kalemle üstüne çalışmak daha doğru.
Bu yüzden ben ikisini karışık kullanıyorum. Üstüne düşüneceğim, işime doğrudan dokunacak kitapları basılı okuyorum. Yolda ise akışına bırakabileceğim kitapları dinliyorum. Türkiye’de Storytel gibi platformlar bu işi iyice kolaylaştırdı, artık neredeyse her kitabın sesli versiyonu var.
Sesli kitaba nasıl başladım
Aslında uzun süre biraz mesafeli durdum. Kulakla takip edince aklım dağılır, hiçbir şey kalmaz diye düşünüyordum. Sonra uzun bir şehirlerarası yolda bir tane denedim ve şaşırdım. Yol boyunca hem sıkılmadım hem de kitabın yarısını bitirdim. O günden sonra alışkanlık kendiliğinden oturdu, artık arabaya biner binmez kaldığım yerden devam ediyorum.
Denemek isteyene birkaç küçük pratik öneri vereyim. Hızı en baştan çok açma, normal tempoda başla, kulağın alışınca yavaşça artırırsın. Bir bölüm bittiğinde aklında kalan bir cümleyi telefona kısa bir not düş, sonra o notlar birikince kitabı gerçekten okumuş gibi oluyorsun. Çok sevdiğin bir bölümü tekrar dinlemekten de çekinme, ikinci dinleyişte hep başka bir şey yakalıyorsun.
Bir de beklentiyi doğru kurmak lazım. Her kitabı bu yolla bitireceğim diye kendini zorlama, bazı kitaplar sabırla oturup okumayı hak ediyor. Ama yolda geçen zamanı değerlendirmek istiyorsan bu alışkanlık gerçekten işe yarıyor, ben aylardır memnunum.
Kısacası bu benim için pahalı bir alet ya da özel bir düzen gerektiren bir şey değildi, sadece yolda telefonu açıp devam etmek yetti. En güzel yanı da bu, başlaması bu kadar kolay olunca insan sürdürüyor.
Bu alışkanlık bana ne kattı
En somut kazancım şu, bir yılda bitirdiğim kitap sayısı belirgin şekilde arttı. Eskiden yorgunlukta bırakıp unuttuğum kitaplar şimdi yolda bitiyor. Ama daha önemlisi, ölü zaman diye bir şeyin çok da olmadığını fark ettim. Trafik, kuyruk, yürüyüş, bunların hepsi aslında küçük birer fırsat.
Yine de kapanışta ilk söylediğime döneyim. Sesli kitap okumanın yerini tutmuyor, ama okumadığın zamanı kitaba çeviriyor. Benim için değeri tam olarak burada. Sen de yolda çok vakit geçiriyorsan bir dene derim, bir kitapla başla, gerisi kendiliğinden geliyor. Kitap ve karar üzerine yazdığım Karar Kitabı yazısına da göz atabilirsin, orada okumanın bende neyi değiştirdiğini anlatmıştım.